Tayland usulü bir kahvaltı ile başladık. Prinç pilavı üstü omlet:)
 Aslında kahvaltı etmeden denizin ve güneşin tadını çıkardım, güneşlendim yüzdüm. Ama tropik ikim öyle değişken ki bir an da yağmura yakalanabilirsiniz
.
Kahvaltı ederken bastıran yağmur beni şaşırtmıştı gerçekten:)
Sokaktan geçen bir turist bebeğini çıplak bırakmıştı ve yağmurun yağdığını görünce onu yere indirdi ve yağmurla yıkadı… Türkiye de asla karşılaşamayacağımız bir andı çünkü takdir edersiniz ki Türk anneler pek bir pimpirikli oluyor.
Yağmur yağmaya başlayınca en yakındaki masaj salonuna girdik ve bir güzel masaj yaptırdık. Şu an o sihirli elleri öyle özlüyoruz ki…

 

Masajın rehaveti bir gün önce full moon partinin çılgınlığı falan felan derken yağmurun huzuru ile odamıza döndük ve balkonda mis kokulu çaylarımızı içtik. Günlerdir çay içmemiştik, çölde su bulmak gibi bir histi bu:)
Havuz bar da devam ettik. Zaten geç uyanmıştık ve artık hava kararacaktı. Yol boyunca gördüğümüz restaurantlardan birine gitmek üzere hazırlandık.
Günlerdir önünden geçerken vay be dediğim bir yer vardı. Oraya doğru yürüdük. Bir gün yolunuz düşer belki ismi “Copacabana” müthiş tatlar denedim.
İşte ordaki restaurantların girişi böyle. Girerken seçiyorsunuz tartıyorlar ve size pişirip servis ediyorlar. Kapıdaki adama hepsini denemek istiyorum dedim, deniz ürünleri ile pek arası olamayan kocamın gözleri yuvalarından fırladı:) Tamam dedi ve o tezgahtaki herşeyden bir leğene koyup tartmaya başladı. Naim abarttığımı düşünüyordu, ona göre hiç bir şeyi beğenmeyecektim. Ama ben çok hevesliydim. Tüm pişirimleri size bırakıyorum deyip içeri geçtim. Kocamın ağzı açık kaldı. İçeride menüden bir Thai yemeği seçti ve beklemeye koyuldu.
İşte bana yapılan sunum buydu. Hepsini tek başıma yedim. Sol yukarıdan saymaya başlarsam sırayla: yengeç, karides, kalamar, istiridye, yanındaki tabaktakiler midye, önümdeki de ıstakoz:)
Istakoz öyle bir lezzet ki favorim oldu:)
Naimin yemeği de burada biraz görünüyor. Beni hayretle izlemekten bir süre yemek yiyemedi. Ama ben gördüğünüz her şeyi silip süpürdüm:)
İşte bana bu harika yemekleri seçen ve pişirim önerilerini veren girişteki adam:) Öyle memnun ayrıldım ki bir fotoğraf çekilmek istedim…
Sonra bu harika yemeğin üstüne otelimizin plajında nargile keyfi yaptık.

 

Akşamları otelimizin plajı bir diskoya dünüşüyor ve rengarenk şovlar oluyordu. Bir gün önceki full moon partide öyle yorulmuştu ki insanlar, daha sakin bir gece yaşanıyordu.
Bu da yapılan ateş şovların sadece biri…
Yazarken keyif aldığım gibi okurkende keyif verebildiysem ne mutlu bana:)
Sevgiler
MUTLULUK ARTAR PAYLAŞINCA

Yorum Yaz