Her şey 9 yaşımda başladı. Dayım askerliğini yaptığı İstanbul’dan kırmızı bir vosvos ile gelmişti. Onu görmeye gittik, sonra kardeşimle beni eve bıraktı o vosvosla. Ön koltuğa oturduğum an hissettiklerim şu an gibi aklımda. O çocuk aklımla incelemeye koyuldum, vitesi, direksiyonu, dikiz aynasını. Bizi eve bıraktı, vosvosun arkasından şöyle bir bakakaldım. Arkasında ” Tek Rakibim THY” yazıyordu:) İlk arabam bir vosvos olacaktı, o an karar verdim işte.

Zaman su gibi aktı geçti. Yolda gördüğüm her vosvosa hayranlıkla bakar, benim de turuncu bir vosvosum olacak derdim yanımda kim varsa. Lisenin son yıllarında, kameralı telefonlar yeni çıkmıştı, arkadaşım Burcu ile gördüğümüz her vosvosun fotoğrafını çekerdik. Antakya’da hangi mahallede ne renk vosvos var hepsini bilirdim. Benim de bir vosvosum olacağı fikri tamamen bir hayaldi. Evet çok istiyordum ama sanki olamayacak bir şey gibi geliyordu.
Üniversite sınavı puanları açıklandığında, tercihlerimi sadece kendi yaşadığım şehirde okumaya karar verdim. Kampüse kayıt için gittiğimiz o gün, o kapıdan bir gün vosvosla geçeceğim demiştim. Günler ayları, aylar yılları kovaladı. Deli dolu anılarla geçen 3 seneden sonra, çemkirikgiller tayfamla artık son yaz tatilimiz olacağını, son sınıfa geçtiğimizi, artık dolu dolu geçen bu üniversite yıllarından sonuncusuna geçtiğimizi konuştuk bir gün. O gün kalbimdeki o turuncu vosvos beni dürtükledi. “son bir senen kaldı ve hala bir vosvosun yok” dedi içimdeki ses… Ama vosvosu alacak parayı biriktirsem bile bir ehliyetim yoktu. Yaklaşık bir ay süren ikna çalışmalarımdan sonra (babamın sevgili dostları ‘Yaşar ve Orhan Amca’ sayesinde) ehliyet kursuna kaydoldum.Büyük bir hevesle kavuştum ehliyetime..
Yaz tatili gelmişti. Bir vosvos almak için sadece 3 ayım kalmıştı. Okul hayatım boyunca Marketlerde Stand Hostesliği, satış destek işleri yapmıştım part time, sadece hafta sonları. O yaz işler çoğaldı, aktiviteler arttı. Şimdiki eşim, o zamanlar erkek arkadaşım olan Naim, biraz para biriktirirsem bir vosvos için kendisinin de biriktireceğini söyledi. Canla başla çalıştım, tek bir lira bile harcamıyordum. Bir Avrupa Birliği projesi için de iş teklifi alınca toplamda 1200 tl para biriktirmiş oldum. Ama sevgili Naim, sadece para biriktirmem için böyle bir şey uydurduğunu itiraf edince ilk hayal kırıklığımı yaşamış oldum. Aslında herkes gibi bende inanmıyordum bazen bir vosvosum olacağına… Ama her günüm ilan sitelerinde satılık vosvoslara bakmakla geçiyordu. En uzak Mersin’e bakıyordum, daha uzaktan alamayız diye..
Bir gün İskenderun’da iki vosvos birden bulduk. Biri beyaz, biri mavi. Sevgili Yaşar Amca ve Orhan Amca ile babamı ikna etmeyi başardım. Bu benim hayalimdi, eğer okulu bir vosvosum olmadan bitirirsem hayat boyu pişmanlık ve mutsuzluk yaşayacağımı kabul etti babam, ve tamam dedi yarın gidip bakalım. Benim final haftamdı. Yani 4. sınıfın ilk dönemi bitiyordu. Ben onlarla gidemedim ama uçan kuşa babamın İskenderundan bir vosvosla döneceğini anlattım. Sonra gelen telefon dünyamı başıma yıktı, “temiz değil kızım ikisi de, alamam sana bu vosvosu”… Artık hiç gitmez dedim, nereden bulacaktım bu kadar yakınlarda satılık vosvos bir daha. Akşam döndüğünde tartıştım herkesle ve saatlerce ağladım.
Mutsuzdum, şimdi beni tanıyanların gördüğü bu mutlu surat var ya iki gün asık gezdi. Elimde değildi, mutlu değildim..
İki gün sonra akşam babam beni çağırdı. Bak bakalım bu nasıl dedi. Turkuaz renkli bir vosvos gösterdi. Ankara’da, hiç boya yapılmamış, orjinal tüm kaportası.. Sonra Konya’da turuncu bir vosvos. Bu ikisi yazılanlara göre temiz dedi. Evet görmüştüm ikisini de dedim, hatta başka bir sitede turuncu olan 250 tl daha fazla yazılmış dedim.Numaralarını yazdı bir kağıda, yarın bir arayım dedi. Ben tabi ilk hayal kırıklığımdan sonra pek ciddiye almadım bu durumu. Neticede biri Konya’da, diğeri Ankara’da. Nasıl gelecekti Antakya’ya arabalar yani…

 

Ertesi gün, yani 07.01.2011 cuma günü babam pazar günü Orhan Amcamla Konya’ya gideceğini söyledi. İşle ilgili bir şey olduğunu düşünüp hayırdır diye sordum. Turuncuyu almaya dedi. Yaşadığım şoku anlatamam size… İnanılmaz bir olaydı. Hoplayıp zıplamaya başladım, yüzlerce soru sordum nasıl oldu ne dedi adam ne kadara bıraktı falan diye. Sabırla cevapladı babam hepsini.. Ankara’dakinin muayenesi yokmuş adam siz gelin yaptırın demiş. Kızıma alacağım demiş babam, sürerek döneceğim Antakya’ya, eğer ki dönmezse bu araba kızımın vosvos sevdası başlamadan bitecek demiş. Bunun üzerine adam bu araba size yaramaz demiş:)
Ama Konya’daki arkadaş adı Bayram’dı, güveniyorum Antakya’ya kadar demiş. bu lafı üzerine babamda ona güvendi ve Pazartesi günü Konya’dayız demiş. Pazar günü gecesi 23:00 de sıkıca giyindi ve otogara gittiler. Artık bana düşen sabırla dönmelerini beklemekti. Evdeki herkesi örgütledim, kimseye bahsetmek yok bu durumdan dedim! İskenderun dan alamamaktan sonra bu kapının önünde görene kadar kimseye söylemeyeceğiz. Totem yapıyoruz dedim, ev ahalisi kabul etti:) Kimselere, Naim’e ve hatta İskenderun’da yaşayan kardeşime bile söylememiştik.
Bütün gece uyuyamadım. Görene kadar inanmayacaktım. Önemli bir sınavım vardı hemde ama ders de çalışamadım. Sonra sabah 7:30 babamdan gelen bir telefon “Günaydın kızım, biz vardık ama telefonunu açmadı çocuk oldu” 2 dakikada kurduğum felaket senaryolarını siz bir düşünün artık:) İki dakika sonra aradı, ulaşmışlar buluşup notere gideceklermiş birlikte:)
Saat 9a doğru aradı yeniden. “Hayırlı olsun kızım, aldık vosvosu yola çıkıyoruz” ama biraz gezseydiniz babacığım dediğimde, ne gezmesi kızım bu karda kışta, bir an önce hayırlısıyla yetişmenin derdindeyiz dedi:)
Artık zaman durmuştu. Evde kimse yoktu. “Bim Bam Bom” şarkısını açtım telefonumdan ve ağlamaya başladım. Aslında hem ağlıyor hem kahkahalara boğuluyordum. Artık benimde bir vosvosum vardı:)
8 saatte gitmişlerdi Konya’ya otobüsle. Hani arabayla daha kısa sürer derler ya, ben yine öyle sanıyorum. Saat 14:00 te sınava girdik. Rezalet geçti. Ama öyle mutluydum ki. Herkes suratımdaki aptal ifadenin sınavımın harika geçmesinden kaynaklı olduğunu sanıyordu. Zaman hala yavaş geçiyordu. Hızlandırmak için oyalanmalıydım, ama aynı zamanda kavuşacak olmamızı da ağzımdan kaçırmamam gerekiyordu. Sınav çıkışı Çemkiriklerimden Zeynoşun evine gittik. Suratımdaki aptal ifadeden kurtulamıyordum. Oturmuş kendi kendime hayal kurarken, ev arkadaşı Eylem ocağı yakarken kirpik ve kaşını yaktı:/ Zeynep lavaboda onun yüzünü yıkayıp “hiç bir şey olmamış sadece ucundan biraz keseriz belli bile olmaz” diye teselli ederken ben aklımdan eve dolmuşla dönerken babamın dolmuşu turuncu vosvosumla solladığını hayal ediyordum. Sonra Zeynep bana “seroş sende bir şey söylesene hiç belli olmuyor değil mi yandığı?” diye sorduğunda ne dersem beğenirsiniz? “ÇOK GÜZEL YAAA” :):) Zeynep’in şaşkınlık, Eylem’in sinirli bakışları ile kendime geldim sonra ne dediysem çeviremedim yaptığım patavatsızlığı:):):) Yine de vosvostan bahsetmedim.Sonra Naim’le buluştuk. Akşam 18:00 babamlar hala yok. Tabi saat başı aramamı falan hiç anlatmayacağım. İyice şişirdim zaten sizi:) Son aramam da Ceyhan’dayız, motoru dinlendiriyoruz deyince Naim’e söyleyim mi diye sordum, sen bilirsin totem senin dedi.. Bende telefonu kapattığım gibi söyledim. İnanamadı Naim’de tabiki:) Bu kadar saklayamazsın ağzında dedi:):)

Eve gidip babamın yolunu gözler oldum. 10 dakikaya geliyoruz deyince pencereden aşağı baktım, garajda hiç yer yoktu. Babamın arabasının anahtarını aldığım gibi bekledim o kış günü aşağıda. Karşıdan geldiğini gördüğüm an sanki kalbim duracaktı. Kocaman sarıldım babama, sonra al hadi anahtarını çek arabanı benimkini geçirelim dedim:) Kırmadı beni, arabasını çıkardı yerine benimkini park etti. Sabaha kadar bakıp durdum hala orada mı diye:)

İşte bu onun ilk fotoğrafı. Aydınlık olur olmaz balkondan çekmiştim:)

Eve çıkınca Çemkiriklerim Zeynep, Bilge ve Esra’ya ve can dostum güzel insan Hilda’ya toplu mesaj attım:
Oldu en sonunda oldu bim bam bom
Rüyalarım gerçek oldu bim bam bom
Duyduk duymadık demesin hiç kimse
İşte ilan ediyorum herkese
Oh oh oh çok şükür dostlar
Benimde artık bir tostosum var:)

Başladılar çığlık çığlığa aramalara:) Öyle öyle öyle mutluydum ki, şimdi bunları yazarken bile aynı duyguları hissediyorum:)

4 gün sanayiye gitti durdu babamla tostosum, hep arkasından baktım giderken.. Sonra tam bir gün boyunca pratik yaptık ve ayrılmamak üzere dost olduk
.

İşte gerçek üniversite hayatım o son dönemde oldu. Canımın içi tostosumu dostlarım da benim kadar sevdi. Her ne kadar bazen onları zor durumda bıraksa da hepsini kahkalarla anıyoruz şimdi:)

10.01.2011 de başlayan macera dolu bir hayatımız var şimdi. Her an ne yapacağı belirsiz neşeli neşeli yaşıyoruz işte birlikte…

Onu bu kadar seviyorum, canımın içi tostosum diyorum diye alay edenler, yadırgayanlar var tabi hem de çokça:) En başında benim en yakınımdakiler geliyor hemde:) Ama ona kavuşmak için kurduğum bu hayaller, döktüğüm göz yaşları, ona olan tutkum, sevgim, onunla paylaştığım her şey belki biraz da olsa yargılarınızı azaltır ha? Ya da artık deli olduğum netleşti kafanızda:)

Bazen inanamıyorum hala benim olduğuna. 4 senedir her sabah Günaydınım, her akşam İyi Gecelerim onunla. Psikoloğum, yaşam koçum, danışmanım, asistanım, arkadaşım, dostum o:) Babam da bazen inanamıyor nasıl Konya’dan getirdi onu o soğukta, kar kışta:)

Olsun, canımın içi tostosum benim herşeyim:) Bundandır “aaah sensiz geçen ömrüme yazık oldu” diye ona söylediğim şarkılarım:) Daha anlatacak çok hikayem var, mesela onu aldıktan tam 18 gün sonra büyük bir kaza geçirdik birlikte ve bir ay ayrı kaldık:( Ama daha da bağlandım o sürede ona…
İlk hayalim gerçekleşmişti ve bir süre boşluğa bile düştüm artık bir hayalim yok diye:) Ama bu uzun sürmedi, başka hayaller buldum düşleyecek kendime:)

Herkesin hayallerine kavuşması dileğiyle…

Mutluluk Artar Paylaşınca!

 

21 Comments

  1. İnsan bazı hayalleri için gercekten zaman vermeli sanırım. Ve hayali gerçekleştiğinde ve de zamanında oluyorsa sanırım bir insan başka ne ister ki. Siz en güzelini yasamissiniz hayalinizi en iyi şekliyle. Bende düşünmedim degil yani , hadi diyelim vosvosum oldu peki sonrasında nolacak diye boşluğa düşer miyim diye. Sanırım bunu vosvosum olmadan anlayamayacagim. Hem tostosunuzla hemde eşinizle nice yıllara inşallah tüm hayalleriniz böyle güzel olur ��

    • Boşluk oluyor ilk zamanlar, ama zaman grçtikçe yaşama biçiminize dönüşüyor:) en sağlam olduğunu düşündüğünüz gün bile kendinizi sanayide bulabiliyorsunuz:) önemli olan yaşama sevincinizle birlikte tostosa olan sevgi ve sabrınızı hiç kaybetmemek… Umarım sizin de canınız kadar seveceğiniz bir vosvosunuz olur… O zaman yeniden fikirlerinizi bilmek isterim:) sevgiler

  2. Süpersiniz okurken suratımdaki mutluluk ifadesini görmenizi isterdim azminize ve yaşama sevincinize hayran kaldım turuncu prenses iskenderundansevgiler

    • Çok teşekkür ederim Tülay Hanımcım:) Mutluluğum paylaştıkça artıyor, yayıldıkça daha da artıyor;) bol neşeli günler sizlerin olsun

    • Öyle mi dersin=) aslında hissettiği şey tam olarak kıskançlık sayılmaz daha çok gıcık alıyor:):):) çoğu zaman benim de kafayı yediğimi düşünüyor;)

  3. Ne güzel bir blog bu vosvos sevdana ayrı bir bayıldım hayallerini gerceklestirmek herkese nasip olmaz 🙂 sevgiler.

  4. yazıklarınızı görünce tekrar tekrar hayran kalıyoruz size 🙂 yaşama sevinciniz neşeniz hayallerinizin gerçekleşeceğine inanmanız kesinlikle takdire şayan 🙂 İnstagramda ilk gördüM mesajta attım hatta yazılarınızı okuduğumda yaşama sevincimi elde ettim sizdeki mutluluk banada geçmiş gibi adeta.Sonuçta dünyaya bir defa geliyoruz degil mi dolu dolu yaşamalı hayatı.Vosvosunuz eşiniz ve turuncu dünyanızla mutluluğunuz daim olsun 🙂

  5. yazdıklarınızı okuyunca size tekrar tekrar hayran kalıyorum.:) yaşama sevinciniz neşeniz hayellerinizin birgün gerçekleşeçeğine inanmanız takdire şayan.İnstagramda ilk gördüm ve mesaj attım size görmediniz sanırım.Yazılarınız sayesinde yaşama sevincimi tekrar elde ettim minnetarım size.Neşeniz banada geçti adeta.Vosvosunuz,eşiniz ve turuncu dünyanızda mutluluğunuz daim olsun.

  6. Yaşamınız hayalleriniz o kadar benziyor ki benimkine okuyunca çok şaşırdım üniversite ikinci sinif iktisat ogrencisiyim bende ustelik mot delisiyim ve en buyuk hayalim jse ilk basladigimda kirmizi clioma kavusmak ve inanmiycaksiniz belki ama muhasebe burosu acmak istiyorum kendime bizim ponçikgillerimiz var sizin cemkirikler gibi onlarda kadriyecigim sizi instegramdan takio etmis o gosterdi bana da sizi actim hemen blogunuzu okudum hikayelerinizi ben şoooookk hemde bu saatte ���� bayıldım size inanamiyorum gelecegim gibiii ������

  7. Seren ablam
    Ben senin kadar güzel tatlı cana yakın bir bayan görmedim.
    Vosvos hayallerimiz o kadar çok benziyorki İleride senin gibi olmak en büyük hayalim
    Seni çok seviyorum
    Portakal ve eşinle beraber güzel ömrünüz olsunHoşçakal

  8. Ebru Sarıca Reply

    Bende ne zaman sarı bi vosvos görsem benimde bi vosvosum olsa keşke derdim ama inşallah bi gün olur seni aileni tostosunu Mehmet bulutunu herşeyinle çok sevdim rüyalarıma kadar girdin iyi ki tanıdım seni….

  9. Ya gerçekten hiç sıkılmadan okudum yazdıklarınızı ve cokta hosuma gitti insan hayallerinin peşini hiç bırakmamalı bence ailenizinde yanınızda olması çok daha mutlu etti beni tostosunuzla en güzel anılarınızın en guzel gunlerinizin gecmesi dileği ile o gulen yuzunuzunde hiç solmamasi dileği ile saygılar sevgiler Darısı da benim başıma diyorum ve gidiyorum

  10. Âmine Cansel Reply

    Merhaba ablacım 🙂 azmine ve sana gercekten hayranım bunu belirtmek isterim. Profilini ilk gördüğümde resmen ben dedim. Çünkü ben de vosvosuma daha kavuşmadan kafayi yemek uzreyim 🙂 bulut ismini cok seviyorum ve babamin adida mehmet oldugu icin bir oglum olursa mehmet bulut düşünüyorum hep ismini. sarı renge aşığım bir cok esyam ve bir cok kiyafetim özelliklede resmen çeyizim bile sarı renkten oluşmaktaydı:))) kisacasi sarı huydur ben de 🙂 hep bir sarı vosvosum olsun istedim cok az kaldi insAllah yolunu gözlüyorum. Bayılırım 90 li yillara kadar olan tum sarkilara 🙂 hayallere kavuşmak dilegiyle. Esin ve portakalin ile musmutlu yillarin olsun sevgiler ablacim…

  11. Okurken ağladım 😊 çünkü benimde hep hayalimdi Antakya’da vali göbeğinin karşısındaki yıldız selahattin kız meslm lisesinin önünde dururdu bir tane sarı renk bir vos vos sınıfımın penceresinden bakar hayal kurardım acaba benim olacak mı keşke olsa falan diye sabah akşam ağlayarak hayal kurardım belki gelin arabam olur belki öyle belki böyle ama olmadı belki bir gün. .. kazasız belasız kullanmanızı dilerim #tostosaşktır 💖

  12. Suratimdaki mutluluk ve gozyaslarini gormeniz lazim bende hayali icerisindeyim hemde evlendigimiz gunden beri esime hep soylerdim vos vos istedigimi oda hep tamam alicam sana bi gun der oyalar daha yeni araba aldi kendine ama bende istiyorum ehliyetimde var ama trafige cikamiyorum nedense bide aldigi arabalar hep buyuktu gozum korktu kim bilir belkide bende vosvosumla cikarim trafige sizede afilli bi foto atarim ins sevgiler
    Dilek yılmaz

Yorum Yaz