Hamilelik hem uzun hem kısa, çok özel, eşsiz bir serüven. Dünya’nın kalbinin bedenimde atmaya başlamasından kucağıma aldığım ana kadar yaşadığım her an çok güzeldi…

İlk annelik tecrübem portakalım Memo Bulut’u beklerken de hamileliği çok sevmiştim, tatlı Dünya’mı beklerken de çok sevdim. İkinci hamileliğim olduğu için 40. Haftasını beklemeyeceğine inanmıştım nedense hatta 30. Haftamda yaşadığım erken Doğum tehdidi ile son günü beklemeyeceğine iyice emin olmuştum ama minik hanım efendi aramıza teşrif etmek için tam 40. Haftamın dolduğu günü tercih etti.

İlk Doğumu da normal doğum yapmıştım; portakalımla kavuşma hikayemizi merak ederseniz buradan okuyabilirsiniz:) Adı normal doğumdu ancak suni sancılı, kesenin patlatılması, tutmayan epiduralle tümden müdahaleli bir Doğum olmuştu…

İlk Doğumda ne yaşayacağımdan habersiz tek istediğim Memo Bulut’u doğal yollarla dünyaya getirmekti ancak ikinci Doğumda neler yaşayacağımı hatırlamam zor olmadı:) Doğum yaklaştıkça aldığım suni sancı etkilerini hatırlayıp bu Doğumun mümkün olduğunca müdahalesiz olmasını istediğimi doktorumla paylaştım, o da bana ikinci Doğumun çok daha kolay olacağını buna inanmamı söyledi…

Hislerime sorsanız Dünya 19.02.19 da doğacaktı hatta gebeliğimin başından beri onun bir kova burcu olacağını sanıyordum. Doktoruma kalsa 17.02.19 da hafif bir dürtüyle Doğumu başlatacak ve onu kucağıma verecekti, ben müdahalesiz olsun deyince beklemeye karar verdi:)

Son regl tarihime göre tahmini Doğum tarihi 24.02.19 oluyordu. Ama dediğim gibi erken Doğum tehdidi oluşması ve bunun ikinci gebeliğim olması bizi Şubat başından beklentiye soktu derken 19.02.19 da kontrole gittim, ultrason muayenesinde bebeğin yüzünü hiç göremedik, kanala girmiş diye yorumladı doktorum. “Bol bol yürüyüş, hareket yap! Bundan sonrası bebeğe kalmış, o istediğinde Doğum başlayacak” dedi. Ben de hastaneden çıktığım gibi annemi alıp avm ye gittim yürüdüm durdum, merdiven çıktım, evde pilates topumun üstünde zıpladım uyudum uyandım tık yok. O hafta aynı tempoda koşturdum, hatta tostosu kullanmaya da devam ettim ama yok ne bir sancı ne bir belirti…

23.02.19 Cumartesi günü öğleni önce nst ye girdim. Nst kağıdımı gören hemşire düzenli kasılmalar var dedi. Heyecanla doktora indim nst sonucuna bakınca her an gelebilir ama ne olur bu akşam gelmesin dün nöbetçiydim biraz dinleneyim deyince beni bir heyecan sardı. Ultrasonda bebeğin iyice aşağılara indiğini  yarına kadar gelmezse yine nst için gelmemi istedi.

24.02.19 Pazar sabahtan hastaneye gideceğim konusunda sözleştik. Pazar günü uyandığımda sancı denmeyecek kadar minik dalgalar hissediyordum ama ismini koyamıyordum. Türk filmlerinde izlediğimiz gibi sancıların evde başlamasını,  iyice piştikten sonra hastaneye gidilmesini hayal ettiğimden hep kahvaltıdan sonra duş aldım ve uzanıp gelen dalgaları hissetmeye çalıştım. 20 dakikada bir regl sancısına benzeyen bir şey oluyordu, bu süreçte biraz uyumuşum. Saat 15:00 gibi Memo Bulut’u Teyzesi Ecem’e bırakıp durumu öğrenmek için hastaneye gittik. Önce nst ye girdim, yaşadığım şeyin sancı olup olmadığını öğrenmek istedim. 17 dakikada bir nst de sancılar 70i buluyordu. Ama benim hissettiğim sadece bir nefes daralması ve minik regl sancısıydı. Doktor nst de sancı çıktığını görünce açıklık muayenesi yapmak istedi. Açıkçası ilk Doğumda defalarca açıklık kontrolü yapıldığı için biraz heyecanlandım. Doğum sandalyesine oturduğumda “çok heyecanlıyım, biraz kasıldım” dediğimde bana “ben de çok heyecanlıyım güzel kızım ilk kez Doğum yaptıracağım!” diye espri yaptı ve ben kahkaha atarken yaptığı muayenede açıklığın 5cm olduğunu söyleyip beni hayrete düşürdü:) Doğum için 10 cm açıklık olması gerekiyordu ve ilk Doğumda 5 cm için  tam 6 saat sancı çekmiştim. “Hemen eve git duş al ve gel..” dedi. “1 saatin var bence her an suyun gelebilir ya da sancılar sıklaşabilir bu ikinci Doğum olacağı için süreç aniden ilerleyebilir.” diye ekledi. Beni bir heyecan bastı,  eve gelip eşimin yaptığı sebze yemeğimi yedim, sıcacık bir duş aldım. Giyindikten sonra ilk hamileliğimde yoga danışmanlığımı yapan Gökşen’in YouTube kanalında “hamile yogası” başlıklı videosu ile 25dk yoga yaptım. Sonra uzandım, 1 saat kadar uyumuşum. Uyandığımda hava kararmıştı sancılar 15 dk da bir rahatsız etmeyecek şekilde hafifçe geliyordu. Doktoru aradım, son konuşmamızın üstünden 3 saat geçmişti ve ne sancılar artmıştı ne de suyum gelmişti. Bana ani suyumun gelme ihtimaline karşı hasta bezi giymemi ve bir saat sonra hastaneye gelmemi söyledi. Zaten o gün nöbetçiydi ve sabaha kadar hastanede olacaktı. Saat 19:00 du, bir saat daha bekleyeceğimizi duyan kocam hadi gel bir yerde kahve içelim evde beklemekten stres oldum deyince pilates topumu ve hastane çantamı aldık arabaya bindiğimiz gibi hastaneye de yakın olan bir cafeye gittik:)

Cafedeki arkadaşlarımız ordan Doğuma gideceğimizi öğrenince çok şaşırdılar, sıcak çikolatamı içtim, instagrama storyler attım, storyleri gören doktorum saat 20:30 da arayıp siz benimle dalga mı geçiyorsunuz, hemen hastaneye gel deyince arabaya bindiğimiz gibi doğumhaneye gidiverdik:)

Nst de düzenli sancılar vardı, yine açıklık muayenesi yapıldı 5 cm açıklık ve %60 silinme var Doğum başlamış eve gitsen ani suyun gelmesi ile hastaneye yetişmen zor olur dedi. Biraz dürterek Doğumu hızlandırmalıyız diye ekledi. Asla müdahale istemiyorum diye yineledim. Lavman yapalım, bağırsak hareketleri sancıları tetikleyebilir gözlemleyelim dedi. Lavman yapıldı, bu sırada annem babam kız kardeşim Senem de hastaneye yetişmişti. Saat 22:00 ye geliyordu. 40. Haftamın son günüydü ve şu hep söylenen bebeğin kakasını yapma riski artık bu haftadan itibaren başlıyordu. Suyun renginin bulanık olup olmaması çok önemli dedi, suyu patlatırsak süreç hızlanır. İstemiyorum dedim, kendi kendine başlasın. Canımın hiç acımayacağını, ilk Doğumu unutmamı bunun çok daha kolay olacağını söyleyen Günay ebe ve doktorumun dakikalar süren ikna çalışmaları karşısında peki dedim. Günay ebe ona güvenmemi, istersem suyu onun açacağını söyledi ben de evet sen yap daha rahat hissederim diyerek Doğum sandalyesine oturuverdim. Artık geri dönüşü yoktu, su geldikten sonra 24 saat içinde bebek doğmalıydı.

Oturmadan hemen önce bu resmi instagramda paylaşarak sizlerden pozitif enerjilerinizi bana yollamanızı istedim. “Aynı nefesi paylaştığımız, aynı bedende var olduğumuz günler bitiyor, dualarınıza ihtiyacım var” yazdım…

22:15 te suyu patlattı, söz verdiği gibi canımı hiç acıtmamıştı. Ancak suyun gelmesi ile elini çekmesi gerekirken baktım karnıma bastırıp bir şeyler yapıyor, doktorum Telal bey geldi. Ona bebeğin kafasının tam kanala oturmadığını söyledi. Doktorum müdahale etti ama canım çok acıdı, bağırmak zorunda kaldım o an. Derken birden nst cihazını getirdiler ve ben daha koltuktayken cihazın ucu ile bebeğin kalp atışını aramaya başladılar. Yüzlerinde bir endişe var gibi geldi bana. Ne olduğunu anlamadan “ben size müdahale etmeyelim demiştim, beni sezeryana mı alacaksınız şimdi?!” diyerek ağlamaya başladım. Doktorum korkacak bir şey olmadığını bol bol yürümem gerektiğini söyledi ama koltuktan kalktığımda hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Beni sakinleştirip her şeyin yolunda olduğunu bir kaç saat içinde suni sancısız bebeğimi normal Doğumla kucağıma alacağımı tekrar ettiler.

Başladım koridorda yürümeye. Suyun patlatılması ile sancıların gelme sıklığı 3 dakikada bire düştü. Ama yine de ağır bir regl sancısından büyük değildi. 10 saniye falan sürüyor sonra kesiliyordu. Koridorda tek başıma defalarca kez git gel yaptım. Sonra odaya geçip pilates topumda daireler çizdim. Sonra yine yürüdüm. Serum bile takmadılar her şeyi doğal istiyorum diye. Nst bakmak için uzandığımda sancılar 100 ü bulmaya ve beni hafiften bağırtmaya başlamıştı.

Yürümeye devam ettim, sancım geldiğinde durup derin nefes alıyor sonra yürümeye devam ediyordum. Saat 00:15 gibi şiddeti arttı sancılarımın. Suyun patlatılmasıyla motivasyonum düştüğü için içime daha da arttığında dayanamayacağım korkusu düştü. 00:30 olduğunda tuvalete girmem gerek dedim. Ebe önce açıklık muayenesi yapmam gerek, bebek geliyor olabilir dedi. Muayene etti ve çok iyi gidiyor açıklık 7 cm olmuş çok az kaldı dedi.

Koridor yürüyüşlerime kocamın kolunda devam ettim. Ona “galiba bu defa yapmayacağım!” dediğimde sen çok daha zorunu yaptın bunu da yapabilirsin diye beni telkin etti.

Tuvalete gitme hissim arttı ve gelen sancılar ön bacaklarıma vurmaya başladı. İlk Doğumda böyle bir ağrı hissetmemiştim, bacaklarım beni taşıyamaz olmuştu sanki. 7 cm den sonra 2 saat daha sancı çekmiştim Memo Bulut’ta ve bunda da böyle olacak endişesine kapıldım. İki saat daha buna dayanamayacakmış gibi hissettim. Ebelere epidural istiyorum ben yapamayacağım dedim. Ne saçmalıyor bu kadın der gibi yüzüme baktılar ve bunun için geç kaldığımı  bunu yapacak vaktimizin olmadığını söylediler. Ne alaka ya, ben yapamıyorum daha fazlasına dayanamam lütfen bana epidural yapın diye yineledim. Doktorumu çağırdılar, doktor onlara sakın bişey yapmayın oyalayın demiş telefonda ve 3 dk sonra yanıma geldi. Epidural yapana kadar bebek gelir, az kaldı hadi gel seninle biraz yürüyelim dedi ve koluma girip koridorda benimle iki tur attı. Bu sırada beni anlaması gerektiğini gerçekten dayanacak güvenin kalmadığını ona anlatmaya çalıştım ama bana fıkra anlatmaya başladı kendisi:)

Birlikte yürüdükten sonra doğumhaneye geçtik, evet bebek geliyor dedi ama ben beni oyaladığını nerden baksam daha iki saat olduğunu düşünüyordum. Bir türlü kendime güvenemiyordum o anda, bu yüzden de kendime kızıyordum.

Hadi şimdi ıkın dedi, ne alaka 7 cm de ıkınmak dedim, keseceksiniz değil mi!

Hayır ıkın dedi, bebek geliyor, yok ıkınamıyorum gücüm yok anlamıyor musunuz dedim…

Güzel kızım ıkınman gerek bebek sıkışıp kaldı orda dediğinde ben de film koptu:) Derin bir nefes aldım ve ıkındım. “Harikasın! Dinlen ve bunu yapmak için sancıyı bekle” dedi. Ikındığım zaman ağrılarımın dindiğini hissettim. Geriye yaslandım.

Ben önlüğümü giymeliyim dedi ve geri çekildi. Hatta önlüğünü kocama giydirtmiş:) “Gel babası, çorbada senin de tuzun olsun:)” demiş önlüğünü uzatarak. Kocam bunu unutmuştu bu fotoğrafı görünce hatırladı, kendisi de o an dokuz doğurduğu için:):):)

1 dk geçmeden sancım geldi 3 kere ıkındım, sonra geriye yaslandım yine. Kız kardeşlerimden bebeğin eşyalarını istediğini duydum, Senem’in “nasıl yani doğacak mı şimdi?” dediğini duyunca gerçekten geldiğine ikna oldum. Bir dakika sonra gelen sancı ile ıkındım. Kocamın sesini duydum sonra da; “Hadi Sese, Dünya geliyor” dediğini duyup derin bir nefesle gözlerimi kapattım ve ıkındım. Bebek çıktı hissettim ama hala tam dışarıda değildi. “Şimdi sakın ıkınma” dedi doktorum, ben ıkınmıyorum vücudum onu itiyor diye bağırdım, derin nefes al ver sakın ıkınma başı çıktı bebeği alıyorum dediğinde “çıkarın artık çıkarın” diye bağırdığımı hatırlıyorum. Kesi olmasını istemediğim için başı çıktıktan sonra vida gibi çevirerek yavaşça çıkarıyormuş meğerse. Tam 01.04 te bedenimden ayrılmıştı tatlı Dünya’m:)

Doğduğu gibi karnıma koydu onu, bebeğimi öyle görünce ağlamaya başladım yapamıyorum dedim diye kendime kızgın, doğurduğum için şükür ve minnet dolu duygularla…

Kordonu hemen kesmeyin dedim, yüzüne kadar uzatamıyorum kordonu kısa dedi. Bir dakika kadar bekleyip öyle kesti, koynuma koydu. Böyle bir sıvı içinden doğup nasıl bu kadar güzel kokabilirdi bunu sordum içimden kendi kendime.

Bebeğimi muayene etmek için benden aldılar ve doğum fotoğraflarım için  yanımda olan Güneş, kocam, kız kardeşlerim Senem ile Ecem, annem, kayın validem bi anda ortadan kaybolup bebeğin yanına gittiler. Bende koltukta “şükürler olsun” diye ağlıyordum. Plesantayı temizledikten sonra hala sancı hissediyordum. “Kaç dikişim var?” diye sordum “hiç” cevabını alınca şok oldum!

3580 gram dediler perdenin arkasından bebek ağlamasına karışmış sesler. Bir ağızdan “hoş geldin, çok tatlı, kıyamam, şükürler olsun…” sesleri geliyordu. Doğum sandalyesinden kalkmama yardımcı oldular, ayağa kalktım, tansiyonum düşebilir diye tekerlekli sandalyeye oturttular ve bebeğin giydirilmesini izledim herkesle birlikte.

Giydirip kucağıma verdiklerinde hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım mutluluktan.

Odaya aldılar bizi birlikte, hemen alıp emzirmek istedim. Bir bardak su içtim hala garip bir sancı hissediyordum karnımda. İlk Doğumda bebek doğduğu an sancılar kesilmişti ama bunda kesilmedi neden diye sorguluyordum.

Doktorum geldi, nefis bir doğumdu tebrik ederim seni, hala epidural istiyorsan yapalım dedi alay edercesine..

Ben de garip bir şekilde hala sancım var deyince bana söylediği şey “eeee 5 dk önce Doğum yaptın canım kızım, bu cafelerde kahve içmeye benzemez!:)” diye cevap verince odadaki herkesi ve beni bir kahkaha tuttu:):):)

Sonrası kocamın yemem için getirdiği dürümü yedim ve aşağıya kalacağımız odaya indik. Saat 03:00 olmuştu ve hiç uykum yoktu hala da inanamıyordum karnımda değil de yanı başımda olduğuna. Gece çok uyuyamadım, sabah 08:00 de doktorum ve çocuk doktorumuzun  muayeneleri sonucu taburcu olabileceğimizi  öğrendik.

Memo Bulut okula gitmeden Dünya’yı görmeye gelecekti. Süslendim kendi çapımda ve kapıda onu karşıladım.

Kardeşin sana ne getirsin diye sorduğumuzda tır istemişti. Önce “Dünya nerede?” diye sordu sonra da “tırım nerede?” 🙂

Birlikte ilk aile fotoğraflarımızı çekildik ve onu okula yolladıktan sonra hastaneden evimize geldik.

İki doğumumda da hem arkadaşım olarak hem de bu anları ölümsüzleştirecek yanımda olduğu için sevgili Güneş Öztoprak’a, Canım doktorum Telal Doğruel’e, hastanede yanımda olan kız kardeşlerim Senem ve Ecem’e, arkadaşlarım Burcu-Samet Kuserli, Mehmet Öztoprak’a, Doğumda yanımda bana cesaret veren  Günay ve Hanife ebeye, canım annem, canım kayınvalidem ile görümcem Meryem’e ve tabiki duaları ile bana destek veren tüm sosyal medya aileme buradan da Şükranlarımı tekrarlamak isterim.

Tatlı Dünya böyle geldi dünyaya. Bundan sonrasını, iki çocuklu hayatı ben de heyecanla yaşamayı bekliyorum işte:)

Asla korkutmak için yazmadım, her Doğum hikayesi kendine has bunu anladım. İlk Doğumda 9 saat bu Doğumda 3 saatlik bir serüvendi yaşadığım. Normal ya da sezeryan içinizdeki sesi dinleyin. Doğum şekli ne olursa olsun sonuç itibari ile sağlıkla kavuşmak değil mi tüm istediğimiz…  Tabi isteyen her kadının da anne olması için duamı eksik etmedim.

Seneler sonra Dünya da kollarıma nasıl geldiğini bilmek isterse diye hatırladığım ne varsa yazdım işte.

Hoşgeldin Tatlı Dünya’m, bitmeyen güzel rüyam..

Annen; Sese…

12 Comments

  1. Rabia özdemir çavuş Reply

    13 ay önce sezaryanla doğum yapmış birisi olarak bunu bilemem ama gözlerim dolu dolu okudum allah uzun ömür versin bebeğinize annelik çok kutsal🙏

  2. 35. haftamdayım, şimdiden sancılarım 80-90 ve gergin bir bekleyiş içindeyken ağlaya ağlaya okudum. Nasıl da güzel anlatmışsınız yolculuğunuzu. O kadar iyi geldi ki… Allah evlatlarınıza , ailenize hayırlı, sağlıklı uzun ömürler versin .

  3. çok ağladım be sese 🙂 benim çocuğum olmuyor ama bir gün anne olabilirsem senin gibi bir anne olmayı çok istiyorum 🙂

  4. Mercimeğin annesi Reply

    Gebelikten olsa gerek, henüz daha miniciğiz 9+2ağlaya ağlaya okudum tövbe estf. Neler oluyor bana. Resmen o eşinize sarıldığınız anda ben acı çektim burda bütün acılarınızı kaygılarınızı ben yaşadım, bilmezdim böyle duyguların nasıl geleceğini, çok şükür dünyanız sizinle maşallah size dilerim benim mercimeğimi de kucağıma alacağım zamanlar gelir bulutu dünyayı sizi öpüyorum o güzel kalplerinizden

  5. 11 haftalık hamile biri olarak ağlayarak okudum gönlünüze sağlık şeren hanım ♥️

  6. Benim doğumuma çok benzettim okudukça hatırlamış oldum bende ,farklı olarak ilk doğumumdu ve suni sancı vardı bende 3saati bulmadi doğumum hayırlı uzun ömürlü evlat olsun inşallah darısı bekleyenlerin başına 🙏

  7. Gözlerim dolu dolu okudum kendi dogum serüvenim geldi aklima hele de memo bulutu kardesini gormeye geldigi andaki fotografi gorunce daha cok duygulandım ayni kareyi 1 sene once yasamis biri olarak saglikla büyüsün Dünya bebek

  8. Ya o kadar duygulandım ki size anlatamam gözümün önüne kendi doğumum geldi aynı acılar aynı heyecanlar epudural istiyorum diye bağırmalar ama çok şükür ki normal doğurdum aynı sizin gibi gece doğurdum sizi o kadar iyi anlıyorum ki 😍Allahım biz bayanlara güç kuvvet versin 🙏 iki çocuklu hayat nasıl onun içinde video çekerseniz tecrübe edinmiş oluruz iyi akşamlar sizi çok seviyorum ve annelinizi tebrik ediyorum 😘

  9. Henüz Memo Bulut ‘a hamileyken tanıştım sizinle o zaman üniversite öğrencisi idim.Zaman hızla akıyor.O kadar içten anlatmışsınız ki gözyaşlarıyla okudum.Dünya bebek hoşgeldi.Güzel ailenizle her daim sağlıklı ve mutlu yarınlarınız olması dileğimle ❤

  10. 6+3 den ağlayarak yazıyorum 🙂 doğum hikayeniz kavuşmanız ilham veriyor doğuma kadar defalarca okuyacağıma eminim. Hoşgeldin Dünya !

  11. Seren hanımcığım o kadar güzel anlatmışsınız bir hemşire olarak herşey gözümde canlandı herşeyiniz gibi doğumunuzda Harika olmuş İnan’ın size çok dua etmiştim benimde Şuan 6 aylık oğlum var ve bende 6 ay önce doğum yaptım sizinde yazdıklarınızla aynı şeyleri tekrar yaşadım iyiki varsınızzz🧿🧿😍😍

Yorum Yaz