Herkese selam,

Yazmayalı uzun zaman olmuş, söz verip de tutmamaktan korktuğum için  artık hep yazacağım demek istemiyorum ama başladım mı arkası da gelir diye kendimi motive etmekten geri duramıyorum.

Aslında yaz başında yazsam çoğunuzun daha da faydalanacağı bir başlık olabilirdi ama burada dursun belki ben ikinci çocuğun gelmesi ile aklımı kaçırırsam kendime hatırlatma yapmış olurum:)

Tuvalet eğitimi dediğimizde içimizi bir endişe kaplıyor haliyle. Doğduğundan beri altını bezlediğimiz canımız kuzularımız büyümenin en belirgin aşmasını da bu eğitimle birlikte atlamış olacaklar. Doğum, ek gıda, oturma, diş çıkarma, emekleme, ayakta durma, el çırpma, yürüme, koşma, konuşma, memeden kesme derken bir de baktık ki artık bebek değiller. Duygusal açıdan sonsuza kadar kundak halleriyle kalbimizde kalacak olsalar da artık birey olarak kabul etmek zorundayız onları. Ben bir pedagog ya da çocuk gelişim uzmanı değilim, bu yazı benim edindiğim tecrübeye dayanarak yazıldı. Dolayısı ile yanlışlar ya da eklemek isteyecekleriniz olabilir bu durumda asla gocunmam.

Anneme kalsa bir yaşını doldurduğu 2017 yazında ben çözmeliydim bu tuvalet işini. Daha “kaka” diyemeyen bir çocuğun tuvaletini nasıl ifade etmesini beklerdim ki? Demem o ki toplum-çevre ne derse desin buna kulak asmayın. Çocuğunuzun hazır olması ve sizin de gerçekten hazır olmanız çok çok önemli. Hatta bence sizin hazır olmanız bir tık daha önemli. Çünkü gerçekten tahammül edebilmek bu dönemde çok çok önem arz ediyor. Eğer ki çocuğunuz hazırsa korkacak kadar olmadığını da görmüş olup ekstra rahatlıyorsunuz.

Tuvalet eğitimi ile ilgili ilk adımımızı çarşıya  beraber gittiğimiz bir gün birlikte bir lazımlık alarak yaptık. 23 Aylıktı o zaman. Aylardan mart. Hangi renk alalım. bu mu olsun şu mu olsun derken piyasanın en ucuzu olduğunu düşündüğüm plastik 10 liralık bir lazımlığı aldık eve getirdik. Önce banyoya alafranganın yanına koydum ama oraya koymamı istemedi, sanırım aradaki büyüklük onu ürküttü. Odasında bir köşeye koyduk. Tabi odasına yerleştirince kakasını, çişini artık buraya yapabileceğini anlattım ona. Biraz oyalandıktan sonra gitti oturdu ve bezini çıkarmamı istedi. Heveslendi de oturdu diye düşünürken bir de baktım ki kaka yapmış içine. Ben tabi nasıl mutluyum,  “bu kadarmış bu iş, aferin sana” diyerek evde göbek atıyorum alkış tutuyorum falan derken gösterdiğim aşırı tepki onu korkutmuş olmalı:) Bir daha oturmak istemedi. Henüz iki yaşını doldurmamıştı ve aylardan marttı. Ben de bu işi yaza erteledim.

Avm ye gittiğimiz bir gün kitaplara bakınırken “Teo’nun kaka kitabı” adlı kitabı buldum. Aslında yaptığım araştırmalarda “Güle Güle Kakalar” adlı bir kitabın yararlı olduğundan bahsedilmişti ancak bulamadım o gün o kitabı. Ben de teo kitabını aldım ve her akşam ona resimlerini göstererek okumaya başladım. Bazen ilgiyle dinledi bazen oyuncaklarıyla oynamaya devam etti. Bazen de kitabı kendi getirip, sayfalarını açıp hikayeyi anlatmaya başladı. Ama yaklaşık 2 aylık bu süreçte hiç tuvalete oturtmayı denemedim.

Mayıs ayının başında ofisime de aynı renkten bir lazımlık aldım ve öylece kenara koydum. Haziranda minik bir misafirimiz geldi iş yerime annesi ile ve tam gün Memo Bulut’la oynadılar. Rüzgar 3 yaşındaydı ve tuvalet eğitimini yeni tamamlamıştı. Annesi sürekli “Çişin geldi mi?” oğlum diye sorunca bir defa evet geldi dedi ve tuvalete gittiklerinde Memo Bulut da onlarla geçip ne yaptıklarını izledi. Oyun oynarlarken Rüzgar tuvalete gitmek istediğini söyledi ve Memo Bulut “Ben de gideceğim!” diye arkasından geldi. Rüzgar yaptıktan sonra Memo Bulut’u oturttum ve şaşkınlık içinde çişini yapmasını izledim. Hazırlıksızdım, yanımda külot yoktu hala çıtçıtlı atlet giyiyordu. Ama bir kere altını açarsanız tekrar bezlemeyin diye okumuştum ben de bezini takmadım.

O gün bir daha çişini tuvalette yapmadı. Akşam uyumadan önce külot bezi külotmuş gibi giydirdim ve öyle yatırdım.  Gece uyuduktan 3/4 saat sonra uyandırıp lazımlığına oturttum, çişini yaptı ve yatağına yatırınca uyumaya devam etti. Sabah kalktığında bir kere daha yapmıştı.

Ertesi gün de hiç “tuvaletim geldi” demedi.. İki kere altına yaptı geri kalanda da ben saat hesabı yaparak tuvalete götürüp yaptırdım. Kakası geldiğinde saklandı bir köşeye ben de anlayıp lazımlığına oturttum. Böylece en baştan kaka işini çözmüş olduk.  Ancak iki gün sonra sabah uyandığımda boynum fena tutulmuştu. O gün boyun ağrısından tahammülümün çok olmayacağını düşündüm ve yeniden bezledim onu. Bir yerde okumuştum böyle bir durumda en az bir hafta ara vermek gerekiyormuş. Bir hafta boyunca gözlemleyip kaka yapacağını anlayınca lazımlığa oturttum, ordan tuvalete atıp sifonu çekmesine izin verdim:) Bu bir hafta içinde kitabı açıp resimlerine bakmaya devam ettik,  evde iş yerimde kendim tuvalete giderken yüksek sesle “çişim geldi” demeye başladım. Babası, bize gelen arkadaşlarımız da tuvalete giderken ona bir şekilde duyurdu🤣

Bir hafta sonra çıkardım bezi, artık sen de teo gibi bizim gibi tuvalete yapabilirsin dedim. Bir daha da takmadım.  Geceleri 9 gibi uyuduğundan 12-1 gibi uykusundan alıp   Odasına getirdiğim lazımlığa oturtup çişini yaptırıp geri yatırdım. Kaldırmazsam kaçırıyordu maalesef  ve o ıslaklığı da asla uyanmıyordu..

Bir ay boyunca çişim ya da kakam geldi demedi. Sürekli ben gözlemleyip oturttum. Sonra yavaş yavaş söylemeye başladı. Arada çokça kazalar oldu tabi. Bu dönem çocuğun hazır olması ile birlikte annenin de tahammülünün oldukça fazlası olması gereken bir dönem olduğunu hatırlatmalıyım. Her çocuk bir birinden farklıdır. Benim korktuğumdan kolay oldu ama başka bir anne için yaşadıklarımız korkunç gelebilir. Ben emzirmeyi kesmeyi de gözümde çok büyütmüştüm mesela. Bu sebepten akışına bırakmak, çocuğun yeni bir şey öğrendiğini unutmamak ve bu dönemi atlattıktan sonra her şeyin yoluna gireceğini bilmek size iyi hissettirebilir. Empati kurarak kendinizi onun yerine koyarak durumu daha kolay kabul edebilirsiniz. Kendinizi düşünün şu an mevcut alışkanlığımız yerine bambaşka bir yöntemle size gelseler buna hemen alışır mıydınız? Ya da bir yöntem bulunsa, artık tuvalete gitmeye gerek kalmasa yetişkinler altına yapacak ama ıslanmayacak olsa algınıza yapmaya alışabilir miydiniz ayni gün🙈 (kötü bir örnek oldu ama çocuk gibi düşünmeye çalışmak genelde çok işe yarıyor)

Er ya da geç öğrenecek, büyüyüp kocaman insan olacak… Büyürken iletişiminizi etkili şekilde kurup en güzel şekilde yılları geçirmek en güzeli…

Sevgiler

Seren Özgün Tunç

 

 

Yorum Yaz